Başkan adayı Biner’den seçim değerlendirmesi

Başkan adayı Biner’den seçim değerlendirmesi

ABONE OL
26 Ekim 2022 09:39
Başkan adayı Biner’den seçim değerlendirmesi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Van Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinde Sarı Liste ile yarışan Faruk Biner, seçim sonrası yaşanan gelişmelerle ilgili açıklamalarda bulundu. Biner, söz konusu seçim sürecinin mevcut yönetim tarafından doğru yönetilemediğini belirterek, “Mevcut yönetim sınıfta kalmıştır. Seçim günü kendi tüccarına, oradaki müşahitlere ve seçim kurulu görevlilerine dürüm dağıtmakla oda yönetilmez” dedi.


22 Ekim Cumartesi günü gerçekleştirilen Van Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinin ardından mevcut başkan Necdet Takva ve seçimleri beyaz liste ile kazanan Zahir Kandaşoğlu’nun açıklamalarının ardından, bir açıklama da Sarı Liste ile seçime giren Faruk Biner’den geldi. Kendine ait ofiste açıklamalarda bulunan Biner, mevcut oda yönetimini suçladı.


“KENTİN ÇATI ÖRGÜTÜNE YAKIŞMAYAN BİR MANZARAYLA KARŞI KARŞIYA KALDIK”


Faruk Biner, uzun zamandır kentin gündeminde olan Ticaret ve Sanayi Odası oda organ seçimleri ile alakalı bir kampanya sürecini geride bıraktıklarını belirterek, “Aylar süren ve yorucu bir süreç geçirdik. Bütün rakiplerimizle ve kentteki tüccar, esnaflarla bu süreci birlikte yaşadık. Bu çalışmanın sonucunda demokrasinin gereği, bir hukuk ülkesinde olması gerektiği gibi demokratik seçimler yapıldı. İnsanlar irade beyanında bulundu. Bu seçimde bizler yenilen taraf olduk. Ekibin başkan adayı olarak, varsa bir başarısızlık kendi üzerime alıyorum. Bu benim başarısızlığımdır. Arkadaşlarım aylarca emek verdiler. Büyük bir çalışma yürüttüler. Esnafımızdan, tüccarımızdan sandığa gidip, kurumlarına sahip çıkmalarını istedik. Tabi sonuç, bugünkü itibariyle çok sıkıntılı bir manzarayla karşı karşıyayız. Van gibi büyük bir kente, bu denli büyük kentin çatı örgütüne yakışmayan bir manzarayla karşı karşıya kaldık. Bu kente, bize, tüccarımıza, esnafımıza yakışan şey, bir şenlik içerisinde bu işin bitmiş olmasıydı. Kazanan tarafın diğer gruplar tarafından ziyaret edilip, tebrik edilmesiydi. Hep birlikte kentimizin geleceğiyle ilgili nasıl paydaş olabiliriz, seçilen ve kazanan arkadaşımızın yanında nasıl durabiliriz, varsa bizim de projelerimiz, kampanya sürecindeki kitapçıklarımızdan bu kente fayda sağlayacak projelerimizden faydalanmak istedikleri noktaları da bizimle paylaşıp, bizi de bu sürece dâhil etmelerini isteyebilirdik” dedi.


“DEMOKRATİK BİR REKABET ÜZERİNE BU SÜRECİ GÖTÜRDÜK”

Kimseyle bir husumetlerinin ve düşmanlıklarının olmadığını söyleyen Biner, “Çünkü dünyanın sonu değil. Bizim şehrimiz ve burada yaşıyoruz. Diğer aday arkadaşlarımız da yine bu kentin önemli ve değerli insanlarıdır. Kimseyle bir husumetimiz ve düşmanlığımız olmadı, olmazda. Demokratik bir rekabet üzerine bu süreci götürdük. Şuanda sıkıntılı olan iki grubunda da bu işi yapamayacaklarını, daha önce bir arkadaşımız 2 kez, bir arkadaşımız 3 kez oda başkanlığımız ama vaatlerinin büyük bir kısmını yerine getirmemiştir. Bu anlamda şahsiyetleriyle bir sıkıntımız yok ama beyanatları ile ilgili, odayla, toplumsal ortak paydamızla ilgili endişelerimiz vardı. Politikamızı da bunun üzerine kurduk. Ama hiç biriyle bir husumetimiz, düşmanlığımız yok” diye konuştu.


“MEVCUT YÖNETİM C SINIFI BİR YÖNETİM ANLAYIŞIYLA SINIFTA KALMIŞTIR”


Seçim günü dahil, bir takım sıkıntıların yaşandığını belirten Biner, “Bu sıkıntıların arka planı var. Seçimler gündeme gelir gelmez, odada yer değişiklikleri gündeme geldi. Yüzlerce kişinin NACE kodu değiştirildi. Farklı meslek gruplarına aktarıldı. Oda kendi personeline bu konuda çok ciddi bir rezerv koydu. Kendi bürokratlarını izole etti ve ekranlarını kapattı. 2-3 kişinin dışında kimse üye listelerine ulaşamaz oldu. A sınıfı akredite bir odanın yapacağı bir işlem değildi. Olmamalıydı. Bu süreç içerisinde zaman zaman elimize listeler geldi. Ama her elimize gelen listede muhakkak bir önceki listede olanlar, bir sonraki listede başka bir grupta görünüyordu. Sürekli yer değişikliği olduğunu görüyorduk. Her şeye rağmen seçim sürecinin iyi geçtiğine inanıyorum. Renkli ve farklı gruplar vardı. 4 bin 537 faal seçmenimiz varken, piyasada 10 binin üzerinde yetki belgesi dolaşıyordu. Herkes herkesin adına gidip 2’den fazla seçim yetki belgesi alabilecek şekilde bir laçkalaştı. Bunlar maalesef ayyuka çıktı. Bu süreci bugünkü yönetim maalesef yönetemedi. Ticaret ve sanayi odası yönetimi bu konuda sınıfta kalmıştır ve bu işin müsebbibidir. Bir günlük bir seçim organizasyonunu dahi organize edemeyip, yönetemeyecek şekilde, bir beceriksizlik göstergesi ortaya koydular. Seçim günü kendi tüccarına, oradaki müşahitlere ve seçim kurulu görevlilerine dürüm dağıtmakla oda yönetilmez. A sınıfı akredite olmuş bir odanın c sınıfı bir yönetim anlayışıyla, yönetim vizyonuyla maalesef sınıfta kalmıştır” ifadelerini kullandı.

“VAN KAMUOYUNDAN, TÜCCARINDAN, ESNAFINDAN ÖZÜR DİLEYEREK İSTİFA ETMELİLER”


Birçok hukuksuzluğun müsebbibinin oda yönetimi olduğunu ileri süren Biner, “En onurluca şey, ‘biz bu süreci doğru yönetemedik, kurumu kirlettik, kurumu tartışılır hale getirdik’ diyerek, Van kamuoyundan, tüccarından, esnafından özür dileyerek istifa etmeleridir. Van TSO’nun yeniden kurumsal itibarını kazanması için yapabilecekleri en büyük iyilik budur. Ama maalesef geldiğimiz noktada aksaklıklar devam ediyor. Seçim sabahı oylamaya 10 dakika kala, yönetim kurulu başkanı yeni bir sistem değişikliğinden bahsediyor. Her sandığı bir cep telefonu bıraktıklarını ve barkot okuma sistemiyle güya belgelerin güvenilirliği tespit edilecek. Biz teknoloji karşı insanlar değiliz. Ama bu sistem hakkında adayların ve ilgili kurumların günler öncesinde bilgilendirilmesi gerekiyordu. Son dakika geldiği için ve daha önce de şaibeli işler yaptıkları için, inandırıcılıklarını yitirdikleri için biz bu cihaza güven duymadık. Bundan dolayı bu sistem karşı çıktık. Seçim kurulu başkanın da oylama yapması sonucu, oy birliği ile bu sistem kaldırıldı. Saat 17.00 itibariyle sandıklar açıldığı ve sonuçlar açıklanmaya başladı. Kimler hangi grupta kaç oy aldı meselesi ortaya çıktı. Bu kentin birkaç gündür kilitlenmiş olması utanç verici bir şeydir. Dozu yüksek söylemlerle, vaatlerle bu toplumun huzuruna geleceksiniz, oy isteyeceksiniz, insanlar belki bundan etkilenip size oy verdiler. Esnafın, tüccarın, kentin, toplumun duygularıyla oynayarak, bu noktaya getireceksiniz ama bugün geldiğimiz kargaşa kentin tamamını kilitlemiş, kuruma kimse giremiyor. Bugün yönetim kurulu giremiyor ve odanın bir meclisi yoktur. Bürokratları doğru düzgün odaya gidemiyorsa, bu oda yönetiminin de bu konuda ders çıkarması gerekiyor” dedi.


“BELKİ SEÇİMİ KAYBETTİK AMA ONURUMUZU KAYBETMEDİK”


Biran önce hukukun ve adaletin yerini bulmasını temenni ettiklerini belirten Biner, “Kim hak etmişse, eksiksiz bir adalet üzerine kendisine hakkının verilmesini arzuluyoruz. Belki seçimi kaybettik ama beraberinde onurumuzu kaybetmedik. Haysiyetimizi kaybetmedik ve kimseyi lekelemedik. Kimseye iftira atmadan, edebimizle bir süreç yönettik. Kaybettiğimiz sadece Van Ticaret ve Sanayi Odası yönetimi ve meclis üyeliğidir. Yine bizim kurumumuzdur ve ben o kurumun üyesi olmaktan onur duyuyorum. Yine üzerime düşen hizmet neyse, ben ve arkadaşlarım aynı bakış açısı ile bakıyoruz. Bir kırgınlığımız yok. Uzun süre insanların bu kuruma inancı kalmayacak. Bunun da müsebbibi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’dir. 22 yıldır o koltuğu bırakmayan Rifat Hisarcıklıoğlu’dur. Bu sistemin böyle işlemesine bence kendisi gönüllü olarak fırsat veriyor. Çünkü Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, dünya çapında bir teknolojiye sahiptir. Bütün bürokratları en az 2 yabancı dil biliyor. Anadolu’da bütün önemli çatı örgütler tartışma konusu oluyor. Kim güçlüyse, kim kendi ekibini kurmuş ise, şuanda kim önce odayı işgal edecek yarışı var. Kim kime baskın gelecek, kim kime daha etkin olacak gibi ayıplı bir durumla karşı karşıyayız. Bu anlamda başımızı öne eğecek bir şey yapmadık. Bizimle yol yürüyen herkese müteşekkiriz. Bütün üyelerimizi yine iş yerlerinde ziyaret ederek, kendilerine teşekkür edeceğiz. Geldiğimiz noktada ciddi sıkıntılar yaşanıyor ve bunun sebebi de odanın mevcut yönetim kuruludur” diye konuştu.


“19 MESLEK GRUBUNDA İPTAL YOLUNA GİDİLMELİ, DÜRÜST VE ŞEFFAF BİR SEÇİM YAPILMALI”


Yaptıkları itirazlara jet hızıyla ret kararı aldıklarını söyleyen Biner, “Sarı Liste olarak bizim de ilçe seçim kuruluna itirazlarımız oldu. Ama jet hızıyla ret kararı alınca, il seçim kuruluna bunu taşıdık. 1. Meslek Grubunda 9 oy farkla Beyaz Liste kazanmış, itirazlar üzerine değerlendirme yapılmış ve bu grupta seçimin iptaline karar verilmiş. Bizim 13. Meslek grubunda birçok taşımanın olmasına rağmen ve kesinlikle yetkisiz oy kullanılmış olmasına rağmen, 1 oy farkla kaybettiğimiz halde, bizim itirazımız kabul edilmiyor. Burada ise yasal bir engele takılıyoruz. Yasada o esnada tutanak tutarak, itiraz edilmesi gerekiyormuş. Seçim bitmeden kimlerin usulsüz oy kullandığını daha sonra öğrenebiliyorsunuz. Bu anlamda tutukla ilgili bir yasal engelle karşılaşılıyor. Bu süreç devam ediyor. Kimsenin bu kenti kötü imajla Türkiye’ye ve diğer kamuoyuna anlatmaya hakkı yoktur. Bu kent için neler yapabilirizi yine oturup, tartışıp, konuşmamız gerekiyor. Buna mesai harcamamız ve kafa yormamız lazım. Bu durum kentimiz için sıkıntılı bir süreçtir. Adaletin yerini bulacağına olan inancımla, temennimle inşallah bütün 19 meslek grubunda iptal yoluna gidilir ve yeniden temiz, dürüst ve şeffaf bir seçim yapılır. Hatta bu süreçte odaya bir müfettiş atanması ve müfettişin iyi bir teftiş yaparak, geriye doğru nasıl bir usulsüzlüğün yapıldığı da kamuoyuyla paylaşılması gerekiyor. Yargılanması gerekenler varsa da yargı önüne çıkarılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Bölge Gazetesi: Hacı Yılmaz

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.